Make your own free website on Tripod.com

Interrail nedir?

Trenler

İpuçları

Vize

Maliyet

Gitmeden Önce

Ve...Bizim Interrailimiz

yunanistan

italya ve viyana 

fransa

hollanda belçika almanya 

dönüş

Avrupa Tren Yolları Haritası

Ana Sayfa

 mailleriniz için

interrailimiz@gmail.com

 

Bu site  Özlem Özhan ve Deniz Yatar  

tarafından tasarlanmıştır.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

 

 

En iyi 1024x768 pikselde izlenebilir.

 

 

 

 

 

Yunanistan

İtalya ve Viyana

Fransa

Belçika,Hollanda,Almanya

Dönüş

HOLLANDA

Paris'ten koşturarak bindiğimiz tren 23.16 da hareket ediyor. Bulduğumuz vagon trenin ön taraflarında. Bu yüzden oldukça boş ve rahat. Özellikle koltukları inanılmaz rahat. Bir süre ışıkları da kapattıkları için hemen uyuyakalmışız. Klimanın etkisiyle hava soğuyunca çareyi uyku tulumunu üzerimize örtmekte buluyoruz.  Sabahın ışıklarıyla uyandığımızda Amsterdam'a varmak üzereyiz. Bu gerçekten de çok güzel, trenler inanılmaz dakik ve varış saatleri çok iyi düzenlenmiş. Ve Amsterdam...

Herşeyin serbest olduğu kent. Dışarısı sanki daha uyanamamış akşamdan kalma bir hali var. Bunun nedeni garın etrafındaki bölgede gece hayatının yoğun olması. Bir süre yürüyüp hediyelik eşya falan alıyoruz. Gözümüze sex müzesi, etrafta bolca bulunan sex shopların açıktaki vitrinleri, bazı bar ve diskoların önlerinde baygın baygın sigara içen homoseksüeller, hayat kadınları çarpıyor.  Bir hayal kırıklığı yaşamak üzereyken alışık  olduğumuz eski binalar kiliseler ve meydanlar görmeye başlıyoruz. Ve Amsterdam'ın ikinci yüzü. İlkiyle hiç alakası olmayan çok güzel ve huzur verici mekanlar. Bir çok kanaldan ibaret bir nehrin kenarı boyunca dizilmiş kendine has rengarenk sivri çatılı evlerin, kanallarda kayıkların ve ördeklerin, sessiz ve huzur dolu ara sokakların içinde buluyoruz kendimizi ve çok rahatlıyoruz. Biraz Venedik'i anımsatıyor bize bu bol kanallı haliyle. Bir kentin  birbirine çok uzak iki yüzünü de böylece görmüş oluyoruz.

Elimizde haritamız önce Dam alanındaki Koninklijk sarayını görüyoruz. Ardından uzun bir yürüyüşle Van Gogh müzesine gidiyoruz ancak giriş inanılmaz pahalı. Zaten genel olarak Amsterdam'da birçok yere girmek ücretli.  Hollanda'ya gelip de  o rengarenk laleleri görmemek dahası lale soğanı almamak olmaz diyerek birçok çeşidi bulabileceğiniz bir çiçek pazarına gidiyoruz. Çeşit çeşit lale soğanları ve çiçek tohumları, hediyelik eşyalar,ilginç bitkiler...Hemen kendimize resimlere göre ayrılmış soğan ve tohumlardan alıyoruz. Ekimi ile ilgili bilgi almayı da ihmal etmiyoruz tabii. Söylediğine göre kasım ayında ekilmeli. Çiçek pazarının hemen yanında burayla yakından uzaktan alakalı olmayan yoğun bir sokak var. Burada sex shoplar, barlar ve benzeri yerleri birarada görebiliyorsun. Bazı barlarda daha önce bu bara gelmiş dünya starlarının fotoğrafları yerleştirilmiş. Hatta bu sokakta sadece erotik oyunların oynandığı bir tiyatro salonu bile bulunuyor. Yani buraya bu amaçla gelenler için herşey düşünülmüş. Şöyle bir göz gezdirip ayrılıyoruz. Amsterdam'da genel olarak eğlence konusunda her zevke hitab eden mekanları bulmak mümkün. Bazı ara sokaklar ve meydanlarda güzel cafe barlar hoş ortamlar oluşturuyor. 
Ama biz yine de daha çok yaşama mekanı olarak kullanıldığı anlaşılan çok düzenli kanallarla örülmüş bölgeyi kendimize yakın buluyoruz.  Bazı kuytu kanallarda karaya sabitlenmiş ama suyun üzerinde yüzer durumdaki eve benzeyen büyük sallar dikkatimizi çekiyor. Evet bunlar ciddi ciddi ev. Dekoratif giriş kapılarından tutunda, posta kutularına hatta yeşillendirilmiş ufacık teraslarına kadar bir evde bulunabilecek herşey bu yüzer evlerde var. İçinde de yaşayan insanlar var tabiiki. Bu gerçekten çok ilginç bir görüntü. Yanından geçtiğimiz bir evin kapısı açık ve önünde yaşlı bir bayan hayran hayran baktığımızı anlayınca o tuhaf Hollandaca'sıyla bize birşeyler söylüyor. Sonradan kızı evlerini sevip sevmediğimizi sorduğunu söyleyince bizde bayıldık diyoruz. Ve birazda kıskanıyoruz tabii... 

        Artık yavaş yavaş ertesi gün gezeceğimiz ve bizi çok heyecanlandıran Louvre Müzesi için Paris'e geri dönmek için gara doğru uzun bir yürüyüşe başlıyoruz. Amsterdam merkez garı çok güzel bir bina ve çevresi de onun gibi güzel. Gara vardığımızda gün batmak üzere ve garın önünden geçen nehrin üzerindeki köprüden bu nefis manzarayı izliyoruz. Aşağıdan ise mutlu bir çift şarkılar söyleyerek kayıklarıyla uzaklaşıyor. Garda bankta oturmuş trenimizi beklerken yanımıza bir bayan oturuyor. Gayet rahat ve kayıtsız çıkardığı malzemeleriyle ne olduğunu tam anlamadığımız bir uyuşturucuyu ayak üstü alıyor ve bizde şaşkınlıkla bu durumu izliyoruz. Paris treni herzamanki gibi tam vaktinde kalkıyor. Rahat bir yolculuk ve yine Paris...

Yunanistan

İtalya ve Viyana

Fransa

Belçika,Hollanda,Almanya

Dönüş

 

  interrail nedir?     trenler     ipuçları     vize     maliyet     gitmeden önce     ve bizim interrailimiz     ana sayfa

Mesajlarınız için e-mail formumuzu doldurabilirsiniz
E-mail Formu